LOADING

Follow me

Yeni Çağın Vahim Hastalığı! Dijital Bonzaiciler:Yotuberlar!
22 Haziran 2017|Genel

Yeni Çağın Vahim Hastalığı! Dijital Bonzaiciler:Yotuberlar!

Yeni Çağın Vahim Hastalığı! Dijital Bonzaiciler:Yotuberlar!

Bu günün dünyasında hepimiz birer modern çağ hastalığına sahibiz. Kimimiz cep telefonuyla sevişiyor, kimimiz Instagram hesabına aşık, kimimiz Facebook hesabıyla kavgalı kimi ise Twitter hesabına trip atıyor. Bunlar öyle hastalıklar ki ne yazık ki tıpta çareleri de yok. Daha kötüsü, bu derdimize care olacak herhangi bir kocakarı iksiri de yok.

Modern dünyadaki varolma çabamız. ‘Bakın ben de buradayım’, ‘bakın çok iyi kafelere gidiyorum’, ‘bakın en güzel yemekleri ben yiyorum’, ‘bakın en çok ben geziyorum’ haykırışımız bizleri dipsiz kuyudaki taşları çıkarmaya çalışan dijital hastalara çevirdi. Size bir kötü haberim var. Bir akıllının kuyuya attığı taşı, kuyudan çıkarmaya çalışan 40 zombiden biriyiz artık hepimiz. Geçenlerde yazdığım ‘Dijital Yalanlar, Mutsuzluğun, Sen, Ben ve Hepimiz Hakkında‘ başlıklı yazıda bu konuya ayrıntılı değinmiştim bakabilirsiniz..

Hastayız demiştim…Yeni dünya hastalıklarının yeni belirtileri var. Haydi gelin ‘Dijital bonzaicilik’ hastalığının belirtilerine bakalım. Çevrenizde bu hastalıktan muzdarip olan birileri varsa lütfen hemen interneti elinden alın. Başlıyoruz…

  • Merhaba arkadaşlar
  • Kanalıma hoşgeldiniz
  • Videoyu beğenmeyi unutmayın
  • Kanalıma abone olun

Evet bu sözleri birinden çokça duymaya başlıyorsanız o arkadaş ne yazık ki dijital bonzaici olmuştur. Allah’tam ümit kesilmez ama hastayı kaybediyoruz…

80li, 90lı yıllarda izlediğimiz Yeşilçam filmlerinde çokça gördüğümüz bir sahne vardır. Popüler bir şarkıcı olmaya çalışan genç kızımız, köyünden kaçıp büyük şehir İstanbul’a gelir. İstanbul’da plak şirketlerini dolaşıp tüm hünerlerini gösterir. İşte tam da burada kötü kalpli zalim plak şirketi sahibi, ‘seni çok büyük şarkıcı’ yapacağım vaadiyle kandırıp kıza sahip olur ve kızı sonra ‘kötü yola’ düşürüp ortalıkta bırakır.

İşte yeni dünyanın plak şirketlerinin yerini Youtube aldı. Popüler olmak isteyen, daha önce popüler olmuş kişilere benzemek isteyen gençler soluğu Youtube’da alıyor. Tabi burada çok önemli işler yapan insanlar var. Fark yaratıp, faydalı içerik üreten, insanlara dokunan, yol gösteren, değer katan ve bunların karşılığında haklı bir popülarite(ve para)kazanan insanlar var. Bu insanların kesinlikle tenzi ediyorum. İşini iyi yapan, emek harcayan herkese sonsuz saygı gösteriyorum.

Sözüm sana genç çocuk, sözüm sana çocuğunun dijital çöplükte neleri eşelediğini takip etmeyen ebeveyn, sözüm sana öğrencinin dijital dünyadaki varlığından haberdar olamayan öğretmen…

Youtuber adı altında son dönemde önümüze o kadar çok acınası vaka çıktı ki. O kadar akılalmaz şeyler izledim ki, bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Bu dünyada bozai gençlerimiz için ne kadar tehlikeli ise Youtuberlık da aynen öyle tehlikeli hale geldi.. Dijital dünyada iş yapan biri olarak bunları yazmak üzüntü verici ama bu konuda uyarı yapmak da benim görevim.

İlgi çekmek adına silah tanıtan çocuklar mı dersiniz, farklı gözükmek adına dakikalarca  küfürler eden ergenler mi dersiniz, iki gram para kazanacağız diye yapılmadık rezillikler mi dersiniz… Hepsini gördü bu gözler..

Peki örnek aldıkları isimler gibi popular olamayıp hayal kırıklıkları içinde psikolojik sorunlar yaşayanlar? Peki başkaları çok para kazandı ‘ben de kazanacağım’ rüyasıyla hayatını bu mecralara kanalize edenler? Peki bunlar gibi niceleri…

Bu gençlerde ve bu gençlerin çektikleri videoları izleyecek çocuklarda oluşabilecek psikoloji tahribatları nasıl önleyecek aileler?

Ağlayan çocuğun eline telefonu tutuşturup Survivor izlemeye devam eden anne, ‘3 yaşında kızım şöyle şöyle(parmakla kaydırma işaretini gösteriyor) yapıp tuş klidini açıyor sonra yutuba girip çizgi film açıyor yeaaeaa. Çocuğum çok akıllı’ diyen baba, öğrencilerin popülarite uğruna birbirini silahla vuracakken yaptığın tek şey internetten kopyala-yapıştır ödevi isteyen öğretmen bu nesil sizin eseriniz.

Tabi ki çocuklar teknolojiyi öğrenecek ve kullanacak. Geleceğe yabancı olmayacak. Telefonu da bilecek, yapay zekayı da, nesnelerin internetini de.. Okuyacak, araştıracak, üretecek, fayda sağlayacak, hem kendine hem de dokunduğu insanlara değer katacak.. Ama bunların hepsi bir disiplinle, kontrolle, kıvamında olacak.

Bir anne-baba çocuğunun Youtube’da paylaştığı videodan haberi olacak, Facebook’ta kiminle arkadaş olduğunu bilecek, Twitter’da kiminle mesajlaştığını kestirebilecek. Neden mi diyorum bunları? Aşağıdaki birkaç haberi okumanız ve afişlerini paylaşacağım 2 filmi izlemeniz yeterli olacaktır.

Haber 1Facebook’tan tanıştığı 14 yaşındaki kıza tecavüz etti

Haber 2Antalya’da 15 yaşında öldürülen Sezgi’nin dramı

Haber 3: İki yıl içinde 3 kez tecavüze uğrayan kız ölümü seçti


Film 1: Sanal Hayatlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Film 2: Trust 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Lütfen çocuklarınızın, öğrencilerinizin dijital izlerini takip edin. Bu boşvermişlik girdabında her gün onlarca gencecik çocuk heba oluyor.

Sen Survivor’ı her zaman izlersin ama çocuğun geleceği karardı mı bir daha aydınlatamayabilrsin…

 

 

 

2 comments
Share

2 comments

  • 22 Haziran 2017 at 23:32

    Bundan daha anlaşılır ifade edilemezdi. Tebrikler 👏👏👏👏

  • ersin
    27 Temmuz 2017 at 17:54

    çare YOREKOK

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir