LOADING

Follow me

Saçımdan Sıçıntılar!
21 Mart 2017|Genel

Saçımdan Sıçıntılar!

Saçımdan Sıçıntılar!

Bir insan düşünün ki hayatının son 15 yılında istisnasız her gün aynı soruları duysun. Metroda, metrobüste, sokakta, stadyumda, konferanslarda, dost meclislerinde… Hem de bir değil, iki değil, üç değil birçok kere aynı içerikte soruyla karşı karşıya kalsın..

Evet bu kardeşiniz Cem Yılmaz’ın hayranlarıyla çektirdiği fotoğraf sayısı kadar saçla ilgili sorulara maruz kalıyor. Şimdi aşağıda maruz kaldığım sorulardan birkaç tanesini sizlerle paylaşacağım;

  • Ooooo abi saçların ne güzelmiş, hangi kuaförde yaptırdın?
  • Saçında bit vardır şimdi senin dimi?
  • Yahu o saçlarla nasıl uyuyorsun?
  • Kaç senedir yıkamadın saçları ihihihih? (Tipsiz şey)
  • Nasıl yıkıyorsun saçları?
  • Abi kaç senedir kesmedin o saçları?
  • Ben de yaptırmak istiyorum ama annem kızar, seninkiler kızıyor mu?
  • Rastaydı dimi?
  • Orjinal saç değildir, orjinal olsa öyle duramaz dimi?
  • Bob Marley tarzı saç dimi bu ahahahah?
  • Afrikalı mısın abi sen?
  • Ben de yaptırmak istiyorum ama benim saçlar seyrek var mıdır bir çaresi?

Evet bu ve bunun gibi onlarca soruyla karşılaşıyorum. Şikayetçi de değilim ama derdimi anlatmakta oldukça zorluk çekiyorum. Neden mi? Çünkü saçlarım orjinal kendi saçlarım, herhangi bir rasta işlemi ya da kuaför işlemi görmedi. Kısayken ‘bonus’ diye tabir edilen tarzda ama uzayınca benim bile 15 senedir sebebini anlayamadığım bir şekilde rasta gibi gözüküyor. İşte bu konuyu anlatmak sıkıntı çekiyorum. Kimse saçlarımın orjinal olduğuna inanmıyor ya da inanmak istemiyor. Birçok yakın arkadaşım bile ‘olum yaptırıyorsun bizden gizli ve de saklamaya çalışıyorsun biliyoruz, hadi ama neyse’ felan diyor. Zibidilere bak sanki yalan borcum var. Yemin ederim saçlarım orjinal, vallahi billahi hiçbir işlem görmedi…

Derdimi kimseye anlatamadığım için buraya yazmak istedim. Bu arada kel arkadaşların beni hiç sevmediğini de biliyorum tıpkı göbekleri bir herif olarak zayıf, fit vücutlu erkekleri sevmediğim gibi. Kel abilerden ‘ya senden alıp bana diksek olmaz mı ahahahah’ espirilerine maruz kaldığımı da eklemek isterim.

Bu yazının ana teması saçın mı var, derdin var. Yolda durduranlar mı dersiniz, metrobüsteki o hengamede saçımı elleriyle dakikalarca inceleyenler mi dersiniz, saçımı annesine gösterirken merdivenden düşen çocuklar mı dersiniz. Saçımla ilgili o kadar ilginç şey yaşadım ki tembel bir herif olmasan ‘Saçımdan Sıçıntılar’ adında bir kitap bile yazabilrdim. Ama şimdilik bu yazıyla yetineceğim…

 

no comments
Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir